bozmak

  1. Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek
  2. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak
  3. Dokunmak, zarar vermek
  4. Geçersiz, hükümsüz bir duruma getirmek; nakzetmek
  5. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak
  6. Bozguna uğratmak
  7. Altını paraya çevirmek
  8. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek
  9. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak
  10. Bir kızın bekâretine zarar vermek
  11. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek
  12. Altüst etmek, çıkmaza sokmak
  13. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya bir yalanını ortaya çıkararak küçük düşürmek
  14. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak
  15. Kötü duruma getirmek
  16. Mahkeme itiraz yoluyla verilen kararı değiştirmek, yeniden yargılamanın önünü açmak
  17. Oruç, abdest vb.ni geçersiz duruma getirmek

← Aramaya dön

Yorum gönderimi geçici olarak kapalıdır.