doldurmak

  1. Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek; kaplamak
  2. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek
  3. Ateşli silahların içine mermi sürmek
  4. Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak
  5. Yaşını, yılını bitirmek
  6. Ses, koku yayılıp kaplamak
  7. Belirli bir süreyi kaplamak, almak
  8. Canlılık kazandırmak
  9. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek

← Aramaya dön

Yorum gönderimi geçici olarak kapalıdır.