yemek
- Yemek yeme, karın doyurma işi
- Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek; aş, taam, ekmek (I), lokma, manca
- Günün belli saatlerinde yenilen besin
- Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama
- Ağızda çiğneyerek yutmak
- ► kemirmek
- ► ısırmak
- ► dalamak
- Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak
- Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek
- Harcayıp bitirmek
- Yasal yoldan cezalandırılmak
- Birine alacağını vermemek, ödememek
- Başkasının parasını harcamak
- ► kullanılmak
- Sürekli üzmek, tedirgin etmek
- Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek
- ► kandırmak
Yorum gönderimi geçici olarak kapalıdır.